Ana içeriğe atla

Kayıtlar

BÜTÜN

Anın parçalanmaz geçitleri paramparça oldu. O boşluktan içeri ışık girdi. Esaretinde bağımsız bir içtenlikle Sildi göz yaşlarını. Sırılsıklam karşılaşırsan kendine Şaşırma! Sınırlı anlayışlarınla Dağıldın bu çatışmada Ama yok olmadın da o farkındalıkta! Simge Damar
En son yayınlar

FECİR

Şimdi o manzaraya sırtını dönmüş bir kız Gözünü çatlayan duvarın yarasına dikmiş Hafif değildi bu kırgınlık Işıkları kapatıyor artık Dayanamıyor... Kokunun hafızadaki hükmü Nefesini kesmiş, titrek Boğazına dizilmiş tüm güzel anılar Günün en güzel saatlerinde... Simge Damar

Dönme Dolap

  Çok eskidi bakışmalar baş başalar Sessizlik saatlerini çalan çanlar Şimdi bir bahar akşamı kokusu Bol sohbetli, çaylı Hava hafiften esiyor Gün batımının o nahoş turuncusu  Bizde sohbetler doğuruyor O bahar akşamlarının  Ilık sohbetleri Dönme dolap gibi Aynı yere defalarca gelir Biz yine de güleriz.

Yedi Yıldız

Gözlerini kapatıp huzurlu bir ölümü tasarladın mı kendine? Yemyeşil bir ormanın içinde ya da sarp bir kayalıkta uçurumun kenarında... Kendi uçurumumuz, ölümümüz değil midir zaten ? Ahşap evlerde takılı kaldı rüyalarımız. Halbuki kanepede şöyle bir uzanıp kitap okumalıydık. Bir pencere açılıyor aydınlığa doğru Yükseklerde süzülen kuşlar sesleniyor Bembeyaz bir karanlığın içinde kalmış Önünü göremeyen Şu insanlara... Gökyüzünde yedi yıldız göz kırpıyor Karanlıkların en dibinden  Varla yok arası Bu sessizliği bozuyor. Duyuyor musun? Şarkı söylüyor. Simge Damar  

VAKTİNDE

Yangınlardı insanın kaderi Gölgemden çıktılar karşıma İşte halimiz ortada Çocukların avuçlarında Bulutlar var Kırmızı toprakta iri güneş Habercisi Vaktinde bir aydınlığın! Simge Damar

ÇIĞLIK

     Sadece şiddetli bir haykırış mıdır?  Bir çırpınıştır, ağladığımız duyulmasın diye kendi nefesimizde boğuluşumuz. Çok şey gizlidir bu irkilmelerde, bir duyurudur karşısındakilere. Birikimdir, bu denli şiddetinin sebebi. Duyan kulaklara bir zahmet midir? Bu haykırışı işitmek. Yoksa bilir mi, sessizlikteki bu çığlıkları? Gerçek, bir çığlık kadar ürpertir mi? Cevabı evet olan bu soruları sormamızdaki amaç nedir? Yine çırpınmak mı? Suyu bulandırmak mı?                                   Gerçek bu kadar barizken.        Bizim için hak, hukuk, adalet kupkuru toprağın suya hasreti gibi.

Yeryüzündeki Tek Çatımız Gökyüzü

      Aile büyüklerimizin çoğu Bulgaristan ve Romanya göçmeni. Zamanında Türkiye’ye gelen aile büyüklerimiz göçebe hayatını devam ettirmek zorunda kalmışlar. Çünkü, Türkiye’de istenmemişler. Türk olmalarına rağmen. İstenmeme sebepleri ise ecnebi diye nitelendirdikleri yabancı kültürü Türkiye’ye onların getirmesiymiş. Bu bilgileri dedeme de dedesi anlatmış. Zar zor yerleşebilen göçmenler hep bir arada yaşar, yaptıkları evlerin dışını mavi renge boyarlar maviyi çok severlermiş. Dış cephesi mavi olan bu evlere dışarıdan bakanlar anlarmış ki bu ev göçmen evi. Göçmenlerin h emen hemen her eşyası mavi olurmuş.  Müstakil evlerinin dışını da hala usulen mavi boyarlar. -  Peki bu mavi ne anlama geliyor ? - Gökyüzü.  Cevap bu kadar basitti. Sonra dedem anlatmaya başladı. Göçmenler kolay kolay bir yere ait hissedemiyorlar, orayı ev veya yurt olarak benimseyemiyorlarmış. Gökyüzü ise nereye giderlerse gitsinler onların tek çatısı olmuş.  Göçmenler arasında mavi renginin anlamı, yeryüzündeki tek ç