Ana içeriğe atla

ARINMA


ARINMA

Bu yağmur bu sokağı kim bilir kaç kez 

Ansızın bastıran konuklar gibi böyle 

Kuşanıp bulutların yumuşak giysilerini 

Islattı iplikince, çekingen ve gülümser...

Ak baldırları balkonlarda birer buğulu ırmak 

Kadınlar topladı telaşla çamaşırlarını

Bir çocuk fırladı odalardan yalınayak

Yüzü rüzgarın ucunda bir sevinç salkımı 

Uzattı camlardan saçlarını bir genç kız

Gülerek bulutlar içinden 

Sıyrılan güneşler gibi iyimser ve güzel...

Uzun uzun baktı gökyüzünün derinine

Toprağın anıların bir ömrün üzerinden 

Gittikçe ağaran yüzüyle bir ihtiyar.

Ağaçlar ayine durdular açıp avuçlarını 

İncecik iç geçirdi otlar sevinçten

Sığındı pencere pervazına kuşlar 

Evler genişledi ferahladı tazelendi...

Bu yağmur bu sokağı kim bilir kaç kez

Besleyip damla damla gökyüzünün ışığıyla 

Yıkadı, çoğalttı, arıttı kirinden...

1986

Şükrü ERBAŞ


 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İçimden Uğurluyorum Seni

  İçimden Uğurluyorum Seni İçimden uğurluyorum seni Büyük bir kabullenişle, Biraz sızıyla, ıssızlık parçası. Geçmişe dalmayla karışık. Gelmiştin ama artık gidiyorsun, Gitmelisin de.  Bir daha gözlerin değmemeli gözlerime. Nasıl sustuysan şimdi de susmalısın. Nasıl direndiysen gerçeğe,  Öyle kalmalısın, Bende. İçimden ilk kez uğurlamıyorum seni, Defalarca olağan gücümle, Siliyorum bak yine. Bu sefer bağırarak değil,  Susarak, kabul ederek, Uğurluyorum. Bir daha anmamak üzere.  Simge Damar

Dağlarda Kalan

  Dağlarda Kalan Sendin eriten karlarını dağların Işırdı bütün yamaçlar seni görünce  Zaman, aramızda bir şeydi yarattığın Bir başka ölümsüzlüktü seninle her gece  O karlı yapraklarına ışık tuttuğun  Çam ağaçları inlerdi derinden derinden Her akşam bir rüzgar olup gelirdi kokun Kır çiçeklerinden, dağ zirvelerinden  Ellerindi çekilir yapan bir ömrü Zamanı değerlendiren dudaklarındı Unutulmaz seninle söylenen her türkü O emsalsiz günlerden şimdi ne kaldı Yalnız hatıran... Kah bir beste, kah bir şiir Ve hala o dağlarda senin adın söylenir Ümit Yaşar Oğuzcan

Öğretmen

Biraz nostalji..     Bugün çok ilgimi çeken bir filmden bahsetmek istiyorum. Kemal Sunal' ın başrolünde oynadığı 1988 yapım olan ''Öğretmen'' filmi. Bu filmde sosyal mesajlar toplumsal roller mevcut. Hikaye, Hüsnü öğretmenin köyden büyük şehir olan İstanbul'a tayininin çıkmasıyla başlıyor. Başta İstanbul'da yaşamanın zor olacağını ama sonuna kadar mücadele edeceğini bilen Hüsnü Öğretmen pes etmeyi hiç düşünmüyor ve tüm olumsuzluklara rağmen rollerini karıştırmıyor; evde baba, okulda öğretmen. Köyde yaşadığı hayatın rahatlığını sık sık dile getiriyor, dalından koparıp yiyemediği domatesi mahallede tezgahtan satın almanın zorluğu ve gerek ev kiralarının iki katı olmasının getirdiği bütçe sıkıntısına vurgu yapılmıştır. O dönemde öğretmenlerin ek işlerinin olduğunu herkesin geçim sıkıntısı yaşadığını görmekteyiz. Bütün bunlar bir yana öğretmenlik yaparken çocukları iyi gözlemleyip sıkıntılarına yardımcı olmaya çalışıyor bu sayede minik kalpleri fethediyor. Gö...